Yaseminlerinin Kokusuyla Bezenmiş Bir Selam
Cuma, Temmuz 3, 2026
Ama sana giden yolu kaybetmeyeceğim, hiç endişen olmasın. Çocukken defalarca koştuğum köprüye yine ulaşabileceğime bahse girerim. Ayaklarımın beni deniz kıyısındaki kordonun tüm sokaklarına kolaylıkla götüreceğini bilirim. Ve bütün gürültüye rağmen, kimse bana yolu göstermeden Emevi Camii’ne gidebileceğime de eminim.
Benden sana, yaseminlerinin kokusuyla bezenmiş bir selam.
Son zamanlardaki sıkça uğrayamayışım için beni bağışla, bunun gönlüm nezdinde ne denli acı verici olduğunu ikimiz de biliyoruz. İçimdeki yerinin benden uzaklaşmasından, ışığının azıcık solmasından ötürü özür dilerim… Oysa o ışık, sende sakladığım her hatırayı aydınlatırdı.
Son çarşafımın rengini unuttuğum için özür dilerim. “Beş Maceracı” öykü koleksiyonumu nereye koyduğumu hatırlamadığım için, en sevdiğim restoranın adını, denizle son kez konuşmak adına üzerine çöktüğüm kayayı, mahalle bakkalımızın ismini ve üzerinde dans ettiğim son şarkıyı unuttuğum için…
Işığın biraz solmuş. Bu sıralar olan biten etrafını sarmış, ondan olsa gerek… Üzgünüm…
Ama sana giden yolu kaybetmeyeceğim, hiç endişen olmasın. Çocukken defalarca koştuğum köprüye yine ulaşabileceğime bahse girerim. Ayaklarımın beni deniz kıyısındaki kordonun tüm sokaklarına kolaylıkla götüreceğini bilirim. Ve bütün gürültüye rağmen, kimse bana yolu göstermeden Emevi Camii’ne gidebileceğime de eminim.
Kaleye yürüyerek ulaşabileceğime yemin edebilirim. Babamın toprağındaki en sevdiğim zeytin ağacına da… Hâlâ taşıyor olmalı, yirmi yıl önce üzerine kazıdığım ismimi.
Gecenin tam ortasında, hatıran göz kamaştırır. Bazen bana “Bütün şarkılar boştur, şayet içinde sen yoksan.” diye fısıldayan bir şarkı yeter sana ulaşmam için. Kimi zaman gözyaşlarıma teslim olmam sana varmam için yeter. Bir an için yıkılırım, sonra geri dönerim…Yolun ortasından gerisin geri dönerim, çünkü acıdan nasibimi aldım. Gözyaşlarıma mütemadiyen direndim, seyrekleşmesi ondadır.
Bu bir direnç mi, yoksa acziyet mi? Gerçekten bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: Şehrimin sokakları arasında kaybolmuş hâlde bıraktığım kalbime hasretim. Ve en sevdiğim parfümün kokusuna… Şam sokaklarında tutsak kalmış o kokuya. Toprağın, çamurun, gökyüzünün ve yağmurun; denizin, havan ve suyun hâlâ burnumda tütüyor.
En çok sende kalan kendimedir özlemim. Her gece seni, emanetleri kaybolmayan Allah’a emanet ediyorum. Ve ondan, ışığını içimde kavi tutmasını diliyorum ey vatanım. Senden uzak on beş yıl tamamladım ama sen, kalbimle hiç ayrı düşmedin. Elbet sana yönelmektir kaderim.
Sevgimle, selamımla, dualarımla ve bütün hasretimle…
Her Boydan'ın 7. sayısını okumak için tıklayın.
Her Boydan'ın tüm sayılarını okumak için tıklayın.